(İstanbul) Yeşilay Genel Merkezi Sepetçiler Kasrı’nda, 2 yıl süren uluslararası iş birliğiyle geliştirilen “Göçmen Gençlere Yönelik Bağımlılık Önleme Modeli Geliştirme Projesi”nin kapanış toplantısı çarpıcı bir atmosferde gerçekleşti. Marmara Üniversitesi, Oslo Belediyesi, Hamburg‑Eppendorf Üniversitesi ve Yeşilay’ın koordinatörlüğüyle neredeyse 48 saat süren bu proje, göçmen gençlerin bağımlılık risklerini azaltmayı hedefliyor. İki yıl süren iş birliğiyle oluşturulan eğitim modülleri ve dijital platform, bugün kamuoyuyla paylaşıldı.
Toplantıda, Yeşilay Genel Başkan Yardımcıları, Büyükelçi Dr. Mehmet Güllüoğlu ve Sümeyye Ceylan, Millî Eğitim Bakan Yardımcısı Prof. Dr. Cihad Demirli’nin yanı sıra Yeşilay Yönetim Kurulu ve Bilim Kurulu üyeleri de buluştu. Güllüoğlu’nun açılış konuşmasında, “Afetler, savaşlar ve göç, insan hayatını bir daha eskisi gibi olmayacak şekilde değiştiren olaylar” diyerek, bu tür zorlukların bağımlılık riskini artırdığını vurguladı. Önemli nokta: bu iki yıl süren çaba, gerçek bir soruna çözüm üretmek için bir araya gelmiş.
Büyükelçi Dr. Güllüoğlu, “Bizim çalışmalarımız hayata dokunan, gerçek bir sorunla ilgili çalışmalar” diyerek, “Bağımlılıklar dünyada her geçen gün artıyor. Dolayısıyla birlikte hareket etme kültürünü artırmamız gerekiyor” diyerek ortaklığın önemine değindi. Ayrıca “Birbirimizin desteğine ihtiyacımız var” diyerek, iki yıl süren uluslararası iş birliğinin bir başka örneğini sundu.
Demirli ise, “Farklı kurumların bilgi ve deneyimlerinden istifade etmek son derece kıymetli” diyerek, gençlerin psikolojik sağlamlıklarını ve aidiyet duygularını korumak için eğitimle desteklenmesi gerektiğini söyledi. “Göç gibi zor bir durumla karşı karşıya kalan kişiler, bağımlılık risklerine daha açık olabilir” diyerek, programın temelini eğitimle kurduğunu vurguladı. Önemli bir nokta: “Arkadaşlık ilişkileri güçlü olan çocuklar, bağımlılık risklerine karşı daha dirençli oluyor” diye ekledi.
Program, proje ortaklarının sunumları, göçmen gençlerin deneyimlerini aktardığı “Göçmen Gençlerin Sesleri” oturumu ve dijital deneyim alanının ardından bir kapanış konseriyle sona erdi. Bu iki yıl süren iş birliği, göçmen gençlerin sadece bir yer değiştirme değil, aynı zamanda yeni bir çevre, yeni bir dil ve yeni bir yaşam sürecine uyum sağlamalarını da içeriyor. Ne var ki, bu süreçteki zorluklar ve fırsatlar eşit şekilde karşımıza çıkıyor.
Sonuç olarak, Yeşilay’ın bu projesi, göçmen gençler için bağımlılık riskine karşı yeni bir umut ışığı yakıyor. Bütüncül yaklaşım, eğitim, dijital platform ve toplumsal desteği birleştirerek, bu gençlerin geleceğine sağlam bir adım atıyor. İnanır mısınız ki, bu modelle farklı coğrafyalarda da benzer bir yapı kurulabilir? Gelişmeleri takip ediyoruz.
Kaynak: Orijinal Haber